You've successfully subscribed to Üretken Akademi
Great! Next, complete checkout for full access to Üretken Akademi
Welcome back! You've successfully signed in.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Success! Your billing info is updated.
Billing info update failed.

Akıllı Şehirler için Akıllı Çözümler: Kentsel Alanlarda Karbon Azaltımı

Gelişen teknolojileri, daha somut etkileri, giderek artan yatırım getirileri ve amaca yönelik faydalarına dayalı olarak son 10 yılda güçlü bir şekilde Akıllı Şehirlerin ortaya çıkmasıyla beraber, önemli bir odak alanı 2020'de aciliyetini ve fırsatını bir kez daha ortaya koydu: Dayanıklılık.

Üretken Akademi

Jan Mattsson, Jennifer Elftmann, & Nazgol Agah tarafından 10 Ağustos 2020’de yayınlandı

Gelişen teknolojileri, daha somut etkileri, giderek artan yatırım getirileri ve amaca yönelik faydalarına dayalı olarak son 10 yılda güçlü bir şekilde Akıllı Şehirlerin ortaya çıkmasıyla beraber, önemli bir odak alanı 2020'de aciliyetini ve fırsatını bir kez daha ortaya koydu: Dayanıklılık.

COVID-19 ortaya çıktığında, birçok şehir kendi dayanıklılıklarına meydan okudu. Yoğun kentsel alanlarda bir salgının kontrol altında tutulması, mevcut iklim değişikliği konusunun yanında zorluklar listesine eklendi. COVID-19 bize ne kadar birbirimizle ilişkili olduğumuzu ve bireysel eylemlerimizin sadece kendimizi değil, başkalarını da nasıl etkileyeceğini hatırlattı. Ayrıca, eylemsizliğin veya yanlış adımların nasıl ciddi sonuçlara yol açabileceğini gerçek zamanlı olarak gösterdi. Bir hatırlatma olarak, “Şehirlerin % 70'i hala iklim değişikliğinin etkileriyle uğraşıyor ve neredeyse hepsi risk altında. Tüm kentsel alanların % 90'ından fazlası kıyı şeridinde olduğundan, Dünya'daki çoğu şehri yükselen deniz seviyeleri ve güçlü fırtınalar nedeniyle sel riski altında bırakıyor. "

GÜNCEL PAZAR ZORLUKLARI

Küresel ısınmanın yıkıcı etkilerine doğru devam eden eğilimi tersine çevirmek aciliyet arz etmektedir. Yaklaşan iklim krizi ancak tüm şehirler bu zorlukla başa çıkmada daha akıllı hale geldiğinde önlenebilir.

Şehirlerin kendileri, iklim değişikliğine önemli katkıda bulunur. Ulaşım ve binalar en büyük katkıda bulunanlar olmak üzere, kentsel faaliyetler küresel CO2 emisyonlarının % 75'inden sorumludur. Şehirlerin bu konuda değişiklik yapmakta her zamankinden daha fazla sorumlu olduğuna inanıyoruz ve Plug and Play olarak onları bunu yapmaları için güçlendirmek istiyoruz.

Yerelden küresel ölçeğe kadar kolaylaştırdığımız, kamu ve özel sektör arasındaki işbirliği çalışmaları, birçok etkili girişim, devam ediyor. Şehirler için ana odak noktası, CO2 seviyelerini düşürmek için anlamlı önlemler uygulamak amacıyla karbon emisyonlarının ölçülmesidir.

Giderek artan sayıda şehir, karbon emisyonlarını azaltmak için gitgide daha iddialı hedefler belirlemektedir. Hatta bazı şehirler, 2025'te bu hedefe ulaşan ilk büyük şehir olmayı hedefleyen Kopenhag ile karbon nötrlüğü hedefini ilan ediyor. Şimdiye kadar, dünya şehirlerinin% 40'ından fazlası azaltma hedefleri belirleyecek kadar akıllılar. Geriye kalan şehirler de eşit derecede sorumlular ve bu uygulamalara katılıyorlar. Bu sadece onlar için değil, gezegenimizdeki herkes için iyi bir haber.

Karbon emisyonlarını azaltmak için iddialı hedefler belirlemek ve gerçekleştirmek yalnızca farkındalık ve siyasi irade değil, aynı zamanda güvenilir verilere dayalı iyi yatırım kararları ve aynı zamanda finansman gereklidir. New York'un eski belediye başkanı Mike Bloomberg'in dediği gibi: "Ölçemezseniz, yönetemezsiniz ve düzeltemezsiniz". Bu önemli sorunun çözümü şurada gizlidir: karbon emisyonlarını ölçebilirseniz, azaltabilirsiniz ve küresel ısınmayı yavaşlatırsınız.

İlerici şehirlerin koalisyonu olan C40, diğer önemli kurumlarla birlikte, sera emisyonları hakkındaki veriler için bir protokol ve kılavuz geliştirmede çığır açan bir çalışma gerçekleştirdi. Ek olarak, bazı yararlı yazılım araçları geliştirilmiştir. Yine de, sera envanterlerini yapmaktan sorumlu kişilerin bildiği gibi, bugün bunların derlenme şekli problemsiz değildir. Bir dizi sorunlar, zaman ve maliyetle ve bir çok güncellemelerle çözülmeye çalışılır. Bir takımın görevi tamamlaması bir yıl veya daha uzun sürebilir. Çaba şehrin büyüklüğü arttıkça artar. Bu nedenle, karar vericilerin ve vatandaşların karbon emisyonları hakkında yıllık güncellemeler bile almaları nadirdir. Tipik olarak, yeni bir envanterin üretilmesi yıllar alır. Diğer bir endişe, veri kalitesidir. Bunun sebebi metodolojinin büyük ölçüde tahminlere ve kritik varsayımlara dayanmasından kaynaklanmaktadır.

Açıktır ki, günümüzün hızlı tempolu dünyasında, kararları desteklemek ve performansı izlemek için daha çok zamana ve güvenilir verilere ihtiyaç vardır. Mevcut teknoloji yetersiz kalıyor, ancak şimdi başka bir çözüm var.

Teknoloji Çözümleri

Plug and Play’in girişimlerinden biri olan Everimpact, karbon emisyonlarını azaltmayı misyonu haline getirdi. Bu sorunla mücadeleye yardımcı olacak yeni bir çözüm olarak bu blogta Everimpact’ın çabalarını vurgulamak istiyoruz. Everimpact’ın teknolojisi, şehirleri daha akıllı hale getirebilecek karbon emisyonlarını ölçmenin yeni ve daha iyi yollarını gösterdi. Bu, şehirler için hem çevresel hem de finansal açıdan ödüllendirici bir yolculuk olabilir.

Everimpact, sera gazı emisyonlarını meydana geldikçe sürekli olarak ölçmek için yeni ve farklı bir yöntem geliştirdi. Yazılımları, bu envanterleri gerçek verilere dayalı olarak, gerçek ölçümleri yapmak için gereken yer sensörlerine yoğun yatırım yapmadan oluşturmayı çok daha kolay hale getiriyor. Uydu görüntülerinin ve sınırlı sayıda yer sensörünün kullanılması, uydu her seferinde sensörlerin üstünden geçtiğinde gösterge tablolarının büyük ölçüde “yenilenmesiyle” sürekli raporlamayı mümkün kılıyor. Bu teknoloji, farklı boyutlardaki sekiz Avrupa şehrinde pilot projelerde uygulanmıştır: Londra, Barselona, ​​Madrid, Malaga, Manchester, Porto, Santander ve Herning.

Emisyon verileri, politika analizi ve emisyonları azaltmaya yönelik girişimler için önceliklerin belirlenmesinde temel rol oynamaktadır. Doğru ve güncel veriler, akıllı kararların temelidir. Bu tür geliştirilmiş verilere dayalı olarak, Everimpact’ın ikinci hizmet hattı, şehirlerin geleneksel yöntemlerle yapabileceklerinin ötesinde, emisyonları azaltmak ve en iyi yatırımları seçmek için en önemli fırsatları belirlemelerine yardımcı olmaktadır.

Dahası, gelişmiş ölçüm yeteneği, karbon emisyonları üzerindeki gerçek etkiyi hızla öğrenmeyi mümkün kılar. Örneğin, ısıtma sistemleri dönüştürüldüğünde veya yeni enerji kaynakları seçildiğinde ne gibi bir fark oluştu ? Şehir merkezine araçların erişimini engelleyen düşük emisyon bölgesi veya trafik akışındaki diğer değişiklikler nedeniyle emisyonlar ne kadar azaltıldı? Yerel endüstri uygulamaları, atık yönetimi rutinleri veya geri dönüşümdeki değişiklikler ne gibi bir fark yarattı?

Ek olarak, bu sonuçların izlenmesi ve kamuya açık hale getirilmesi sivil toplum katılımı ve vatandaşların yerel yönetime olan güveni için çok önemlidir ve bu küçümsenmemelidir. Londra'nın Greenwich ilçesindeki çalışma bunun güzel bir örneğidir.

Burada ayrıca şehirlerin yeşil tahvilleri, etki yatırım araçları ve karbon ticareti yoluyla ihtiyaç duyulan yatırımları için finansman sağlama şansı beklenmekte. Günümüzde şehirler bu fırsatları iyi kullanmıyor. Özellikle ticari kurumlar bunu yapmakta, ancak şehirler yapmamaktadır. Bunun nedeni genellikle şehir idarelerindeki bu finansal araçlar hakkındaki bilgi eksiklikleri ve ayrıca etki yatırımcıları veya karbon tüccarları tarafından gerekli olan güvenilir, onaylı verilerin eksikliğidir. Uzman ortaklarla birlikte çalışan Everimpact'in üçüncü hizmet teklifi, şehirlerin bu çok ihtiyaç duyulan fonlara erişmesine yardımcı olmaktır.

Karbon emisyonlarını doğru ve sık sık ölçüyorsanız akıllısınızdır. Bu verilerle donatılmış olarak, emisyonları azaltmak için en iyi fırsatları belirlediğinizde daha akıllısınızdır. Dahası, iyi yapılan bir işin ödülü olarak karbon piyasalarında avantajlı yatırım fonu veya gelir akışları sağlarsanız en akıllı kişi sizsinizdir. Bu, tüm şehirler için erişilebilirdir. Tüm şehirlerin akıllı olması hatta en akıllı olması da mümkündür. Oraya ulaşmak sadece güzel değil, insanlık için de gereklidir.

Plug and Play, geleceğin şehirleri adına akıllı çözümler geliştirmek ve ilgili tüm paydaşları ortak bir ekosistemde bir araya getirmek için nihai gelişim platformunu sağlar. Platformumuz, dünyanın her yerinden şehirleri, teknoloji çözümleri ve ilgili iş modelleriyle ilgili şirketler, girişimler ve üniversitelerle çalışma konusunda güçlendiriyor.

Akıllı Şehirler