You've successfully subscribed to Üretken Akademi
Great! Next, complete checkout for full access to Üretken Akademi
Welcome back! You've successfully signed in.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Success! Your billing info is updated.
Billing info update failed.

Apple’ın Steve Jobs'ı İşten Çıkarması ve Kurtarıcı Olarak Apple’a Geri Dönüşünün Hikayesi

Üretken Akademi

Gösterdiği performansla Apple'ı dünyanın en değerli firması haline dönüştüren Steve Jobs, daha işin başında iken kovulmuş fakat sonrasında batmakta olan Apple'ı kurtarmak için geri dönmüştü. İşte tüm bu yaşananların kısa bir hikayesi.

Apple 1976 yılında Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından kurulmuştu. İdealleri olan bir genç olarak Jobs, işletme konularıyla daha çok ilgileniyordu. Wozniak ise mühendislik uzmanıydı. Buna rağmen ikisi de bir firmanın nasıl işletileceği hakkında bilgi sahibi değillerdi.

Apple’ın ilk yatırımcı ve çalışanlarından Mike Markkula da, Wozniak’ın da, Jobs’ın da iş disiplinine sahip olduklarını düşünmüyordu. Bu nedenle Markkula, deneyimli bir yönetici olan arkadaşı Michael Scott’ı, Apple’ın ilk CEO’su olarak firmaya aldı. Apple’ın 1981 yılında ilk olarak kamuya açılmasından sonra Scott firmadan ayrıldığında, Markkula onun yerine geçti.

Jobs 1983 yılında PepsiCo’nun CEO’su John Sculley’e şimdi efsane olan şu sözlerle işe almıştı: “Hayatının geri kalan bölümünde şekerli su mu satmak istersin, yoksa benimle dünyayı değiştirmek mi?” Bu noktada Jobs CEO olmak istese de Apple yönetim kurulu aynı şekilde onun bu görev için hazır olmadığı düşüncesindeydi.

Aslında sorun Steve Jobs’ın, kısa zamana birlikte çalışılması zor insan ünvanını kazanmasıydı. Detaylar, ekip arkadaşlarının düşünce ve hislerinden, hatta işten atılmalarından daha önemliydi onun için.

1985 yılında işler yoluna girmeye başladığı sıralarda Apple, Jobs’ın öncülüğünde ilk grafik kullanıcı arayüzlü, teknolojik açıdan olağanüstü bir cihaz olan Lisa’yı çıkarmıştı. Lisa satış konusunda başarı yakalayamadı. Devam projesi olan Macintosh, daha iyi satmıştı ama yine de IBM’in bilgisayar piyasasındaki kontrolüne etkin bir darbe vurmak için yeterli değildi.

Sculley, Jobs’ın Apple üzerindeki etkisini dizginlemek için Jobs’ı Macintosh ürün grubundaki görevinden almak üzere harekete geçmişti. Buna karşılık Jobs, doğrudan Sculley’in yanında olan yönetim kuruluna gitti.

İşte hikayenin değişmeye başladığı nokta tam burası. Jobs kamuoyuna yaptığı açıklamada, bu olaydan sonra Apple’dan kovulduğunu söylüyordu. Sculley ise Jobs’ın, Macintosh’un fiyatı ile ilgili yaşanan restleşme sonrasında firmayı kendisinin gönüllü olarak terk ettiğini söyledi.

Bu arada Sculley, Jobs sonrası döneme hızlı bir başlangıç yapmıştı. Apple 1991 yılında Mac’e ilk kez renk getiren System 7 işletim sistemini oluşturmuştu. Aynı zamanda PowerBook adlı diz üstü bilgisayarı da çıkardı.

Fakat çok geçmeden Apple hedefinden uzaklaşmaya başlamıştı. Apple, Sculley’in yönetimi altında, zamanının el yazısı tanıma cihazlarının ötesinde bir cihaz olan Newton MessagePad adlı kişisel asistanı gibi cihazların satışında başarısızlıklar yaşıyordu. Yani satış başarısızlıkları gözle görülür bir şekilde devam ediyordu.

Sculley yatırım konusunda hatalı bir hamle yapmıştı. Apple’ın geleceğini, PowerPC olarak adlandırılan yeni tip bir işlemciye yatırmasıyla standartlarını yeni tasarıma kaydırmak, Apple’a bir servete mal olmuştu.

Bu esnada Intel x86 tabanlı işlemciler daha çok seviliyor, fiyatları ise tüm zamanların en düşük seviyesinde seyrediyordu. Apple’ın boynuna takılan başarısızlık halkası, kazançlarda kayba sebebiyet verince Sculley’e yol görünmüştü.

Sculley’in yerini, uzun zamandır Apple’da çalışan Michael Spindler almıştı. Spindler sadece üç yıl dayanabildi; IBM, Philips ve Sun Microsystems ile yapılan tüm satın alma görüşmeleri başarısızlığa uğrayınca Apple yönetimi onu da görevden aldı.

1996 yılında Spindler’in yerini alan Gil Amelio, Steve Jobs’ın yeni girişimi NeXT’in 429 milyon dolara satın alınmasına yönelik fikriyle firmaya en çok ihtiyaç duyduğu taze kanı kazandıracaktı.

1997 yılında kim olduğu bilinmeyen birileri tek işlemde 1.5 milyon dolarlık Apple hissesi satınca, Apple’ın hisseleri son 12 yılın en düşük noktasına kadar geriledi. Daha sonra Jobs, yönetim kurulunun kendisini geçici CEO olarak atamaya ikna ederek, Amelio’yu işten kovdu.

Jobs fazla geçmeden Apple’ın hisseleri satan kişinin kendisi olduğunu itiraf etti. Anlaşıldı ki Jobs bu hareketi, Amelio’yu işten kovmaya ikna etmek için yapmıştı. Ve nihayetinde Amelio Apple’dan çekildi.

Jobs yeni bir yönetim kurulu kurarak tekrardan dahil olduğu anlardan itibaren bir şeyleri canlandırmaya başladı.

1998 yılında çokça beğenilen, hepsi bir arada tarzındaki bilgisayarı iMac’i çıkaran Apple, firmanın sahnelere dönüşünü daha da güçlendirmişti. Jobs 2000 yılında artık resmi olarak firmanın tam yetkili CEO’suydu. Sonrası ise, hepimizin bildiği gibi...

Üretken AkademiAppleSteve Jobs